ÜRTİKER-ANJİOÖDEM

Deride değişik büyüklüklerde olabilen, hafifçe kabarık, oldukça kaşıntılı kızarıklıklardır. Ürtiker plakları genellikle aniden ortaya çıkar. Bir iki saat içinde kaybolabileceği gibi, 24 saat kadar da sürebilir. Bazen de kümeler halinde olur ve vücudun bir yerinde kaybolurken başka bir yerinde yenileri belirebilir.  Halk arasında “kurdeşen” diye bilinen ürtiker, oldukça sık görülen bir durumdur ve insanların %20’sinin yaşamlarının herhangi bir döneminde ürtiker atağı geçirdiği tahmin edilmektedir (Fotoğraf-1).

Ürtiker neden olur?

Ürtiker genellikle yenilen özel gıdalar veya kullanılan ilaçlara bağlı olarak ortaya çıkar. Ürtikere yol açan gıdaların başında süt ve süt ürünleri, yumurta, kabuklu yemişler (fındık, yer fıstığı, ceviz), çilek, domates, balık ve kabuklu deniz hayvanları (istakoz, karides, pavurya) gelir. Ürtikere yol açabilen başlıca ilaçlar ise penisilin grubu antibiyotikler, sülfonamidler, aspirin ve epilepsi (sara hastalığı) ilaçlarıdır.

Ürtikerin diğer olası nedenleri nelerdir?

Özel bir ürtiker şekli olan dermografizm, derinin sert bir cisimle çizilmesi veya ovulmasını izleyerek, ya da giysi ve çamaşırların vücudu sıktığı yerlerde ortaya çıkan ürtiker şeklidir (Fotoğraf-2 ve Fotoğraf-3). Toplumun % 5’inde görülür.

Kolinerjik ürtiker, vücut sıcaklığını arttıran aktivitelerden sonra ortaya çıkan, etrafı kızarık, toplu iğne başı gibi küçük ürtiker plaklarıdır. Egzersiz, sıcak banyolar, sauna, ateş veya psikolojik stresler kolinerjik ürtikere yol açabilir. Ürtikerli hastaların % 5-7’sini oluşturur.

Soğuk ürtikeri, soğuk hava veya soğuk suyla temastan sonra ortaya çıkar. Genellikle kollar ve bacaklar etkilenir. Soğuk havayla temas veya soğuk su içilmesi, dudaklar ve ağızda da ürtiker oluşmasına yol açabilir.

Solar ürtiker, duyarlı kişilerde güneş ışınlarının oluşturduğu bir ürtiker tipidir. Güneşe çıkıldıktan birkaç dakika sonra lezyonlar belirir.

Kronik ürtiker ne demektir?

Bazen herhangi belirgin bir neden bulunamamasına karşın ürtiker tekrarlayabilir. Ataklar halinde altı haftadan daha uzun sürmesi durumunda kronik ürtiker olarak adlandırılır. Kronik ürtikerli bir hastada, öncelikle altta yatan başka bir hastalık olup olmadığı araştırılmalıdır. Çünkü bazı infeksiyonlar, barsak parazitleri, damar iltihapları, romatizmal hastalıklar, tiroid bezi hastalıkları, kanserler ve lenf dokusu tümörleri kronik ürtikere yol açabilir. Altta yatan böyle bir hastalık bulunmaması durumunda, nedeni belli olmayan (idiyopatik) ürtiker olarak adlandırılır ve çeşitli ilaçlar kullanılarak belirti ve bulgular baskılanır. Genellikle hayat boyu sürmeyip birkaç ay ile birkaç yıl arasında geçen bir durumdur.

Anjioödem nedir?

Ürtikerin deri yüzeyini tutmasına karşın anjioödem derinin daha derin tabakalarında şişme ile karakterizedir. En sık dudaklar, göz kapakları, el ve ayaklarda görülür. Boğazda olması durumunda solunum yolları tıkanabileceğinden acil tedavi önlemleri alınmalıdır. Ancak bu son derece nadir görülebilen bir durumdur. Anjioödem atakları genellikle göz kapakları (Fotoğraf-4) ve dudaklarda (Fotoğraf-5) şişmeye yol açar, bir iki gün sürer ve ürtikerle birlikte ya da ürtiker olmaksızın herhangi bir zamanda tekrarlayabilir.

Herediter anjioödem nadir görülen kalıtsal bir hastalıktır ve bazı olgularda ölümcül seyredebilir. Bu nedenle diğer kronik anjioödem tiplerinden ayrılmalıdır. Anjioödem yüz, kol ve bacakların yanı sıra nefes borusu, dil ve gırtlak gibi hava yollarını etkileyebilir (Fotoğraf-6). Hatta bazen karın bölgesindeki anjioödemin neden olduğu şiddetli ağrı, hastaların yanlışlıkla apandisit tanısıyla ameliyat edilmelerine yol açabilir. Kandaki özel bir proteinin eksikliğinin bu kalıtsal hastalığa yol açtığı bilinmektedir.

Ürtiker-anjioödem nasıl tedavi edilir?

Ürtikere yol açabilecek gıdalar, gıda katkı maddeleri, ilaçlar ve psikolojik stresler gibi tetikleyici faktörlerden olabildiğince sakınmak tedavide temel prensiptir. Atakları tedavi etmek için en çok antihistamin denilen bir grup ilaç kullanılmaktadır. Ürtiker ataklarının antihistaminlerle kontrol edilememesi durumunda, antihistaminlerle birlikte kısa süreyle kortizon içeren ilaçların (kortikosteroidler) kullanımı gerekebilir. Hastaların büyük çoğunluğu kortikosteroid tedavisinden yarar görür; ancak potansiyel yan etkileri nedeniyle bu ilaçların uzun süreli ve kontrolsüz kullanımından kaçınılmalıdır.

Akut ve şiddetli anjioödem olgularında ödemi düzeltmek için adrenalin injeksiyonları gerekebilir. Herediter anjioödem ise özel bazı hormon ilaçlarıyla tedavi edilebilir. Bu ilaçların mutlaka bir allerji uzmanının önerileri doğrultusunda kullanılması gerektiği unutulmamalıdır.